Yükleniyor
Alternatif eğitim modelleri

Montessori, Waldorf, Reggio… Kimdir bunlar?

Avrupa’dan çıkan bu pedagojik yaklaşımlar bugün birçok ülkedeki okulların uyguladığı eğitim modelleri olarak karşımıza çıkıyor? Çocuğu merkez alan bu üç farklı metod bazı okullarda kimliklendirilmeden homojen bir karışımla sunulurken, bazı okullar da ise birbirinden ayrışmış durumda. Anaokulana başlayacak çocuğunuz için okul seçiminde işinize yarayacak bu alternatif eğitim modellerine gelin birlikte bakalım.

Alternatif eğitim modellerinden bahsederken öncelikle modern kitle eğitim modeli dediğimiz ana akım eğitim modelini biraz incelemek gerek. İnsanlık tarihinin geçmişi çok uzun zaman önceye dayalı olmasına rağmen modern eğitim sistemimizin geçmişi sadece 200 yıl geriye gitmektedir. Modern dünyanın değişimi ve gelişiminin yadsınamaz olduğu gerçeğinin yanında, var olan eğitim sisteminin değişime uğramamış olması onun temel oluş nedenini de bizlere göstermekte. Aslında modern eğitim anlayışının amacı insanlara belirli becerileri, bilgileri ve değerleri kazandırmaktır. Bu sistem; tanımlanmış ve hazırlanmış olan değerli görülen birtakım bilgileri öğretmeye dayalı , “bu bilgiyi size sunuyoruz, eğer bu bilgiyi öğrenirseniz başarılı sayılırsınız” diyor.

Alternatif eğitim modelleri işte bu sistemin eleştirisinden doğuyor. Alternatif eğitim modeli anlayışında değerli bir bilgi yoktur, öğrenme ise zorla değil ilgi-ihtiyaç doğrultusunda anlamlı bir ilişki kurarak gerçekleşir. Bu eğitim modellerinde çocuklar kendi eğitim hayatlarıyla ilgili karar süreçlerine dahil olurlar, yetişkin ya da öğretmen öğretmez sadece çocuğun öğrenme sürecini kolaylaştırma rolünü üstlenir. Öğretmenin görevi çocuğun içindeki potansiyeli aktarabilmesi için gerekli çevre koşullarını oluşturmaktır. Bu süreçte onlara yol gösterici olabilir ama aktif olan öğretmen değil çocuktur. Alternatif eğitim modellerinden öğretmen çok iyi bir gözlemci olmalıdır.

Ülkemizde son zamanlarda da sıkça duyduğumuz bu modellere bir göz atalım…

Montessori Yaklaşımı

Bu modelin temelinde özgürlük ve özgürlüğün getirdiği bağımsızlık anlayışı vardır. Çocukların özgür olarak yetiştirilebilmeleri için bir yetişkine bağlı olmadan, yetişkin desteğine ihtiyaç duymadan öğrenebilecekleri ortamın hazırlanmasını temel alır.

Montessori metodunda özellikle öğrenmenin daha duyarlı olduğu dönemlerde (3-6 yaş) verimli bir öğrenmenin oluşacağı anlayışı vardır. Örneğin, dil gelişimine duyarlı olunan 5 yaş döneminde çocuğun birkaç dili birden daha kolay ve rahat öğrenebilmesi gibi. Bu yaklaşımın akademik çalışmalara çok erken yaşta başladığı bilinir.

Evde montessori uygulamaları yazımızı okudunuz mu?

Reggio Emilia Yaklaşımı

Bu model, II .Dünya savaşı sonrasında İtalya’da Reggio Emilia adı verilen bir kasabada ailelerin çocuklarının eğitim alabilmeleri için okul kurma girişimiyle başlayıp tüm dünyaya yayılmıştır. Alternatif eğitim modelleri arasında yer alan bu okul öncesi eğitim yaklaşımında öğretmen çocuklarla işbirlikçidir. Diğer yaklaşımlar teknolojiyi sistem dışı bırakırken bu modelde teknoloji sisteme yardımcı olarak katılır. Bu sistemdeki okullarda aile katılımı önemli bir olgu olarak sisteme dahil edilir.

Waldorf Yaklaşımı

Waldorf eğitim sisteminde çocukların öğrenme süreçleri, sanat müzik ve hareketle öğrendiklerini keşfederek deneyimleyerek zenginleştirilir. Rudolf Steiner’e göre her çocuğun bir öğrenme potansiyeli vardır ve gerekli koşullar oluşturulduğunda bu potansiyel dışa çıkar. Çocuklarda öğrenme sevgisinin oluşturulması gerektiğine, bunun da akademik becerilerin oluşması için gerekli bir ön koşul olduğuna inanılır. Waldorf okullarında çocukların sorumluluk bilinci almaları, hayal güçlerini geliştirmeleri ve dışa aktarmaları en temel hedeftir. Bu okullar teknolojiyi, yaratıcılığı öldürdüğü gerekçesiyle dışlar. Öğretmen burada yönetici rolündedir. Çocuklar arası rekabet anlayışı yoktur, yetenekli oldukları alanlar farklılık gösterebilir ve buna da saygı göstermek gerekir. Öğrenciler doğal yaşam alanlarında, orman okulları gibi doğada ve doğal malzemeler kullanarak öğrenirler.

Cevap yaz